15 Yaşıma Mektup...

Merhaba Çocuk...

Biliyorum bir terslik var bu mektupta:) Genellikle insanlar belirsizlik ve merak duygusu nedeni ile 30 yaşına mektup  yazarlar ve o yaşa gelince hayalleri ile gerçekleşen yaşamını kıyaslarlar.

Ama bende durum biraz farklı. Millet gider Mersine ben giderim tersine hesabı...Dünyaya gelirken bile ters doğduğum için  bu durumu çok da yadırgamıyorum açıkçası:)Ben hayatımdaki en önemli kırılma noktasına geri dönüp o küçük HAYALPEREST ile  birkaç kelam etmek isterim. Malum bugün 30 oldum da:)

Tekrar selam çocuk... Nasılsın?

-Kız yok müşteri falan değil, görmüyor musun restoran bom boş. Benim ben... Otur şimdi denize karşı şu masaya. Korkma kız yabancı değilim 15 sene sonraki SEN'im ben...
Kıyamam ne kadar zayıfsın sen. Gri, Reebok  tişörtünle adeta bir oğlan çocuğundan farksızsın. Ama hiç üzülme... Sana bir sır vereyim mi? Bundan 5-6 sene sonra gayet hoş bir kız olacaksın. Vallahi bak öyle diyorlar:). Şimdi geleceğin çıtır çerezi şöyle güzelce arkana yaslan denize bak ve beni dinle.
Ama dur dur! Önce şu iyot kokusunu bolca bir çekelim içimize...
Ohhh be, ne de çok özlemişim...Hiç bakma öyle bana şaşkın, şaşkın! Senin keyfin yerinde tabii. Deniz manzaralı evde oturuyorsun . Burada geçireceğin her anın kıymetini bil. Bak ben çöl gibi bir memlekette İç Anadolu'nun göbeğinden konuşuyorum seninle:( Üzgünüm Hayalperest  ilk olarak bu kötü haberi vererek başlamak istemezdim ama acı gerçek bu. Tam 9 yıl sonra Konya'ya gideceksin orada işe başlayacaksın ve ne kadar kısa  sürede kurtulmak istesen de uzun bir süre orada kalacaksın tatlı kız. Evet -"Ben deniz olmayan bir yerde yaşayamam" dediğini duyar gibiyim. Yaşanıyor be güzelim... Saçların, cildin, gözlerin, hatta ruhun bile kurusa da yaşanıyor. Çünkü büyüyünce mecburiyetlerin, sorumlulukların artıyor ve elin ayağın bağlanıyor. Hayat sana biraz daha ciddi davranıyor ve senin çok da fazla bir seçme şansın olmuyor.

Şimdi güzellik iyi dinle beni... Şuan çok temizsin,safsın. Acı, hüzün,kazık, aşk, mutluluk,başarı, yalnızlık,pişmanlık...Ve daha bir çok duyguyu bilmiyorsun. Ve tam 15 yıl içinde bunları tek tek öğreneceksin. Canın çok yanacak, yana yana büyüyeceksin. Bazen "ben istemiyorum büyümeyi" diyeceksin, ama kaçış yok. Bunun yanında çok mutlu da olacaksın. Çok iyi arkadaşlıklar kuracaksın. Tam dibe vurdum dediğinde yine başarıyla ayağa kalkacak ve ailenin gurur kaynağı olacaksın. Duygusal anlamda mutlulukların uzunca bir süre hep yarım kalacak. O anlamda biraz şanssızsın... Ama her şey, herkes sana bir şeyler öğretecek. Hepsi bir tecrübe... Şu an SEN'in canını yakacakları, kalbini kıracaklarını bildiğim için çok kızsam da onlara, 30 yaşındaki halimle teşekkür ediyorum hepsine. Beni bugüne getirip olgunlaştırdılar, SENİ BEN  yaptılar...

Ah be yavru kuş... Şu aralar engel olabilsem, koruyabilsem keşke seni. Tek üzüntüm bu... Daha bu kadar minikken hayatının ilk kazığını yiyeceksin, ilk hatanı yapacaksın. Ve bu hata senin en güzel yıllarını, hatta gideceğin üniversite bölümünü dahi etkileyecek:( Sen ki HAYALPERESTSİN. Edebiyat okumak isterken kafanın karışması, ders çalışamaman, lisedeki karaktersiz edebiyat öğretmenin yüzünden üzülerek söylüyorum ki sayısal bölüme geçip Edebiyat yerine Mühendislik okuyacaksın!!! 
Ay dur dur ağlama ...Al şu suyu iç bakalımm. Hah şöylee... Metin ol yavrum:( Biliyorum çok kötü bir şey insanın sevmediği bir işi yapacak olması,bir ömür o işten ekmek yiyecek olması...Ama buna KADER deniyor...

Bunlarda geçiyor, üzülme hayat yine de gülüyor sana. Lise döneminde ailenle aranın bozulmasına sebep olan, başarını düşüren, canını yakan ve tam da şu aralar etrafında gezen zehirli engerekten koruyamasam da seni, üniversite yıllarında o yılanının kafasını ezecek, sana ve ailene bıraktığı tüm zehri etrafınızdan ayıklayacaksın güzel kız.

Çok güzel bir üniversite hayatı yaşayacaksın. Antalya' da okuyacak ve resmen aşık olacaksın o şehre. Burada tam da sana layık platonik aşkı tadacaksın. Ne aşk be:) Yeşilçam gibi adeta..:) Onun hiç haberi olmayacak. Belkide o yüzden çok güzel gelecek sana bu duygu. İtiraf ediyorum onu arayıp İclal Aydın'dan "Ben seni seviyordum, senin haberin yoktu" şiirini bile dinleteceksin (o dönem telefon sapıklığı modaydı:)))) Onu görünce kalbin deli gibi çarpacak ve bir çok şapşiklikler yapacaksın :) Ama olsun 30 yaşında bile pişmanlık duymadan gülümseyerek hatırlayacaksın bu duyguyu:) Sağ olsun O şahısa imrenerek başarılı bir girişimde bulunup,bölümünü 3.lükle bitirip akademik hayata adım atacaksın.  Bu süreçte keşke olmasaydı dediğin anlar, keşke tanımasaydım dediğin insanlar elbet olacak.Olacak ama çok da büyük pişmanlıklar olmayacak bunlar. Unutma onlar seni olgunlaştıran birer aşama bu hayatta. Çok da takılmamak lazım:) 

Okulun bitince Antalya'da Yüksek lisansa başlayacaksın. Tabi bu sırada ilk iş deneyimini gerçekleştirip bir ailenin üçüz kızlarına ders vereceksin. Bir süre sonra en yakın arkadaşının da önerisi ile YÖK'de kadro başvurusunda bulunup Konya'da işe başlamak için çılgınca bir adım atacaksın. "Benim yollarım herzaman denize çıkmalı" diyen küçük kız  artık radikal kararlar veren, yeni başlangıçlar için kangren olan şeyleri gözünü kırpmadan koparıp atan dişli genç bir hanıma dönüşecek.Ve ne kadar güçlü olsa da içi en çok nefes almasına sebep olan engin denizi, bir de Özlem Pastanesinin limonatasından ayrıldığı için yanacak bu şehri bırakıp giderken:(((
Sonra pek çok kez geleceksin bu şehre, o pastaneye ama hiç birşey eeskisi gibi olmayacak. Yüreğin hep orada kalsa da  usulca gideceksin o terminalden...

Ve 2011 de sana en mektubun en başında bahsettiğim ve hala KARA KONYA diye adlandırdığım şehirde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlayacaksın. Kendine ait odan, masan, öğrencilerin, yeni hocaların, maaşın ve küçücük bir evin olacak bu şehirde. Aslında her şey hayal ettiğin gibi, sadece yanlış şehir o kadarcık:)))  Ve bazen tek bir yanlış bile diğer doğruları götürsün isteyeceksin ama her istediğimiz olmaz ki, olmuyor yani ben denedim biliyorum:)

İlk 6 ay biraz acemi,biraz sıkıntılı geçecek ama o ilk öğrencilerin sağ olsunlar çok iyi gelecekler sana bu dönemde... O kadar tatlı olacaklar ki onlar için hep İYİ Kİ" diyeceksin, işinin bu yanına aşık olacaksın diğer yanları pek iç açıcı olmasa da! Sonra her geçen gün daha da iyi olacak, dost diyebileceğin güzel insanlar biriktireceksin ... Hayal kırıklıkların olacak bu şehirde...Özellikle 2012 ve 2016 da... İlk hayal kırıklığın bu şehre neden geldiğin sorusuna içinden geçen hayali,fiyakalı cevabı verebilmek için ruhunu kafanda yarattığın sadece dış görünüşünü beğendiğin bir yanlışa bakmak olacak! Sonucu acı da olsa çok olumlu dersler çıkarıp, çabucak toparlanıp devam edeceksin yoluna... Masterin biter bitmez başarıyla doktoraya başlayacaksın. Maaşın artacak, sosyal faaliyetlerin artacak, çevren genişleyecek, hatta bu hayatta eksikliğini çektiğin olmayan kız kardeş sevgisini yaşatacak bir dostun olacak...Çok çılgınlıklar yapacaksın onunla:) Çok neşeli, uçuk, tatlı, eğlenceli, biraz yaşadıkların biraz da bulunduğun şehirden dolayı melankolik bir havan olacak ama inan bana farklı bir auraya sahip hoş bir kadın olacaksın... Tadını çıkar:)) 2014 hayatının en güzel yıllarından biri olacak...Gerçek sevgiyi, fedakarlığı, sabrı, paylaşmayı, arkadaşlığı tam anlamıyla tattığın bir yıl adeta. Ama senin en kötü huyun olan " gelecek planlamaya çalışma" sebebin biraz yoracak kafanı. Ama bırak sakın o planları yapma! Ne A, ne B ne C hiçbiri ama hiç biri olmayacak o planlarının! Tanrı, kader, evren ne dersen de işte o resmen sana tokat atıp "bu hayatta plan yapma planları yalnızca ben yaparım!" diyor resmen:)) O nedenle akıntıya bırak kendini ve tadını çıkar bu günlerinin...

Evet Hayalperest, şimdi bir daha bak şu denize ve bir yudum daha su içip  arkana yaslan...Bundan sonra anlatacaklarımı ben bile yeni yeni hazmederken sana birazcık ağır gelecek biliyorum... Ama korkma çok sancılı olsa da bunu da atlatıyorsun be güzelim...Resmen kara yıl  olarak adlandırdığım 2016 senesi başta güzel gibi başlasa da daha sonra yürüdükçe ruhunu kanatan dikenli bir yol olacak adeta... An itibari ile 24 gün kalsa da ben dört gözle bitmesini bekliyorum.

Pür dikkat dinliyorsun farkındayım ama dedim ya sana ben bile çok zor kabullenmişken bir çırpıda anlatamıyorum işte sana... Bilge gezegen Satürn'ün Yay burcunda gerilemesinden dolayı mıdır bilinmez ama  hayatının en acı 2. olayını yaşayacaksın bu yıl! Bu şehirde tesadüfen karşılaşıp, 5.5 yıl boyunca hep İYİ Kİ TANIMIŞIM diye bahsettiğin,Şeker Portakalı' nda ki ZEZE ve PORTUGA  kadar yakın arkadaşın olan, BABA gibi gördüğün insandan hiç beklemediğin bir davranış göreceksin...:( Evet, çok üzüleceksin, hasta olacaksın, hayata küsecesin belkide... Ama O' nun da dediği gibi "İnsan oğlu açlık dışında her şeye alışan bir mahlukatmış"! Bu olaydan sonra "Asla dönmem" dediğin,bir zamanlar her gün görüştüğün o insanla şimdi köşe kapmaca oynarcasına kaçtığın iş yerine 5-6 ay dirensen de ailenin içine düştüğü maddi imkansızlık nedeni ile çaresizce dönmek zorunda kalacaksın!!! Bu hayat da böyle işte... Bazen bir dert geldi mi başına diğerleri de sanki sırada beklermişcesine hooopp dökülüverir üzerine! Nefes almakta zorluk çekersin ama ölmezsin. Büyümek bu işte çocuk...Acıya  acıya, kanaya kanaya olgunlaşırsın...

 Sana tavsiyem bu süreçte " Yeter artık!Daha ne kadar daha kötü günler göreceğim!" diye isyan etme. Ben ettim sen etme çünkü çok sevdiklerinin canıyla sınar bu sefer de hayat seni...

İşte böyle çocuk... Bunca şeyi 15 yıla sığdıracaksın. Üzülsen de, sevinsen de,istesen de istemesen de bu hayatı yaşayacaksın...

 Benden sana tavsiye:     -çok direnme,boğuşma hayatla
                                        - akışına bırak ama akıntıda kaybolma
                         - Her geçen yıl eteğinde biriken taşlara bak,kayıplarını at,dersini çıkar ve kazançlarınla yoluna gülümseyerek devam et:)

Malum zaman hızlı akıyor. Bak 30 oldun bile..:) 

Ben gidiyorum  güzellik...Hayatı acele etmeden, tadını çıkara çıkara yaşa şimdi... Ha bir de unutmadan o yüzünden gülümsemeyi hiç düşürme! Çok yakışıyor(muş)...:)))


                                                                                     (7 Aralık Doğum Günüme İthafen...)


Previous
Next Post »
Yorum Gönder