BEŞ YIL...

                                                       Beş yıl...Ne menem bir süredir bu!
Az önce Demet Akalın'ın yeni albümünü dinlerken rastladım bu şarkıya ve tekrar tekrar dinledim. Beynimin derinliklerine gömülü olan bir farkındalığı çıkardı ansızın.

Henüz dinlememiş olanlar için en can alıcı bölümünü paylaşıyorum:



"Bir gün gelir,için sızlar beni anlarsın
Belki beş yıl sonra adımı anarsın
O gün bizim için deli gibi ağlarsın
Çok geç biz bittik ve sen bitirmiştin..."

Tamam şarkı herkese hitap etmeyebilir. Amacım burada reklam yapmak değil. Lakin sözlere odaklanınca ve biraz geçmişi düşününce neredeyse hepimizin 5 yıl önce ya kırıp pişmanlık duyduğu ya da, acınmadan üstümüze basılıp geçildiği bir hadise olmuştur.Ve bu pişmanlıklar yada gün gelip devranın döndüğü hesaplaşma anı nedense bu 5 yıl dolunca (genelde:)) ortaya çıkar.Çok tuhaf değil mi?
Hadi ama hala cool cool "yok ya ,ne alaka demeyin" Zaten bu yazıda 95' li yepyeni nesile hitap etmiyorum,malum 5 yıl önce daha daha test, tost ve popla uğraşıyordunuz:) 95 üzeri üniversite dönemini geçmiş işe başlamış benim akranlarımın hepsinin eminim tuz basınca yanacak bir yarası olduğuna kalıbımı basarım!

                                               *      *       *

 Ve bu 5 yıl hikayesi sadece aşk, meşk, gönül işlerinde değil öğrencilik ve üniversite hayatında da çok önemli bir ayrıntıdır.Nasıl mı?
Hadi bir zamanda yolculuk yapalım kısaca... Hani böyle üniversite 3. sınıfın sonlarına doğru okul bitirme telaşına düştüğümüz tabiri caizse büyümeye başladığımız an kara kara düşünüp sormadık mı kendimize:
"- E ee şimdi nolcak? Öğrencilik bitiyor? Ne iş yapcam? Kpss ye mi hazırlansam yoksa özelde mi çalışsam?
( Tam o sırada rektör edasında bir araştırma görevlisi geçer ve bir ampul yanar kafamızda):)) -Ya şuna bak bu bile asistan olmuş ben de olurum ne var hıh! diyip akademisyen mi olsam acaba?" sorularını yöneltmedik mi?

Ya da güzel bir referansla harika bir holdinge(mübalayı severim) iş görüşmesine gittiğimizde şak diye yüzümüze "5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun ?" sorusu yöneltilmedi mi?(Ben film ve kitaplardan biliyorum :))

Yani uzun lafın kısası 3 yıl 2 yıl 8,10 yıl değil bu beş yıl önemlidir azizim.Ve benden size tavsiye 5 yıl sonra yatakta pişmanlıktan kıvranan değil de, içinizin yağlarının eridiği müthiş gülümseme hazzını yaşamak istiyorsanız aman diyim şu an,bugün kimseciklere yanlış yapmayın.. Yapmayın ki,  o meşhur 5 yıl sonra kazanan da yücelen de siz olun:)

Mutlu pazarlarınız olsun dostlarım...
Previous
Next Post »
Yorum Gönder